تُغَرِّدُ الطُّيُورُ عَلَى الْأَشْجَارِ احْتِفَالًا بِقُدُومِ الرَّبِيعِ.
Kuşlar baharın gelişini kutlamak için ağaçlarda ötüşüyorlar.
تُغَرِّدُ الطُّيُورُ عَلَى الْأَشْجَارِ احْتِفَالًا بِقُدُومِ الرَّبِيعِ.
Kuşlar baharın gelişini kutlamak için ağaçlarda ötüşüyorlar.
كَانَتِ الْعَصَافِيرُ تَتَزَامَرُ بِفَرَحٍ أَمَامَ نَافِذَتِي فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.
Serçeler sabah erkenden penceremin önünde neşeyle ötüşüyorlardı.