ötürü

لَمْ نَتَمَكَّنْ مِنَ الْخُرُوجِ بِسَبَبِ سُوءِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ.

Havanın kötü olmasından ötürü dışarı çıkamadık.

أُغْلِقَتِ الطُّرُقُ نَتِيجَةً لِتَسَاقُطِ الثُّلُوجِ الْكَثِيفِ.

Yoğun kar yağışından ötürü yollar kapandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler