ötelemek

اضْطُرِرْنَا لِتَأْجِيلِ الِاجْتِمَاعِ إِلَى الْأُسْبُوعِ الْقَادِمِ.

Toplantıyı gelecek haftaya ötelemek zorunda kaldık.

اضْطُرِرْتُ إِلَى إِرْجَاءِ سَفَرِي بِسَبَبِ أَعْمَالِي.

Seyahatimi işlerim nedeniyle ötelemek zorunda kaldım.

أَخَّرَ الْمُعَلِّمُ الِامْتِحَانَ إِلَى الْأُسْبُوعِ الْقَادِمِ.

Öğretmen sınavı gelecek haftaya öteledi.

İlişkili Kelimeler