öylesi

لَا أَعْرِفُ مَاذَا سَأَفْعَلُ فِي مِثْلِ ذَلِكَ الْمَوْقِفِ.

Öylesi bir durumda ne yapacağımı bilmiyorum.

لَمْ أَرَ مِثْلَ هَذَا الْحَشْدِ الْكَبِيرِ مِنْ قَبْلُ.

Öylesi büyük bir kalabalığı daha önce hiç görmemiştim.

لَيْسَ مِنَ الْمُمْكِنِ أَنْ أَقْبَلَ شَيْئًا كَهَذَا.

Öylesi bir şeyi kabul etmem mümkün değil.

İlişkili Kelimeler