إِذَا كَانَ سَتُمْطِرُ، إِذًا يَجِبُ أَنْ تَأْخُذَ مِظَلَّتَكَ مَعَكَ.
Eğer yağmur yağacaksa, öyleyse şemsiyeni yanına almalısın.
إِذَا كَانَ سَتُمْطِرُ، إِذًا يَجِبُ أَنْ تَأْخُذَ مِظَلَّتَكَ مَعَكَ.
Eğer yağmur yağacaksa, öyleyse şemsiyeni yanına almalısın.
أَنْتَ مُتْعَبٌ إِذَنْ، يَجِبُ أَنْ تَرْتَاحَ قَلِيلًا.
Öyleyse yorgunsun, biraz dinlenmelisin.
إِذَا كَانَ الْأَمْرُ كَذَلِكَ، فَلْنَبْدَأِ الْآنَ.
Öyleyse hemen şimdi başlayalım.
Ayrıca: فِي هَذِهِ الحَالَةِ