عَادَةً مَا يَتَمَاثَلُ النَّاسُ مَعَ الْأَبْطَالِ فِي الْفِيلْمِ وَيَشْعُرُونَ بِمَشَاعِرِهِمْ.
İnsanlar genellikle filmdeki kahramanlarla özdeşleşirler ve onların duygularını hissederler.
عَادَةً مَا يَتَمَاثَلُ النَّاسُ مَعَ الْأَبْطَالِ فِي الْفِيلْمِ وَيَشْعُرُونَ بِمَشَاعِرِهِمْ.
İnsanlar genellikle filmdeki kahramanlarla özdeşleşirler ve onların duygularını hissederler.
تَوَحَّدَ الْمُمَثِّلُ مَعَ الدَّوْرِ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ نَسِيَ شَخْصِيَّتَهُ الْحَقِيقِيَّةَ.
Oyuncu, rolüyle o kadar özdeşleşti ki, gerçek kişiliğini unuttu.
يُحَاوِلُ بَعْضُ النَّاسِ أَنْ يَتَطَابَقُوا مَعَ أَنْمَاطِ حَيَاةِ الْمَشَاهِيرِ.
Bazı insanlar, ünlülerin yaşam tarzlarıyla özdeşleşmeye çalışırlar.
تَقَمَّصَ، تَمَاهَى