اِفْتَقَدْتُ صَدِيقِي الَّذِي هَاجَرَ إِلَى بَلَدٍ بَعِيدٍ.
Uzak bir ülkeye göç eden arkadaşımı özledim.
اِفْتَقَدْتُ صَدِيقِي الَّذِي هَاجَرَ إِلَى بَلَدٍ بَعِيدٍ.
Uzak bir ülkeye göç eden arkadaşımı özledim.
أَشْتَاقُ إِلَى رُؤْيَةِ عَائِلَتِي فِي الْعِيدِ.
Bayramda ailemi görmeyi özlüyorum.
تَاقَ قَلْبِي إِلَى رُؤْيَةِ أَحِبَّائِي بَعْدَ فِرَاقٍ طَوِيلٍ بِسَبَبِ السَّفَرِ.
Kalbim, seyahat nedeniyle uzun bir ayrılıktan sonra sevdiklerimi görmeyi özledi.
Ayrıca: اِشْتَاقَ إلى، يَحِنُّ إِلَى، تَاقَ إلى
حَنَّ، اِشْتَهَى، تَشَوَّقَ، لَهِفَ، تَلَهَّفَ، شَهِيَ، هَفَا إِلَى