üçer

وَزَّعْتُ ثَلَاثَةً ثَلَاثَةً مِنَ الْحَلْوَى عَلَى الْأَطْفَالِ.

Çocuklara üçer tane şeker dağıttım.

أَعْطَوْا كُلَّ طَالِبٍ ثَلَاثَةَ كُتُبٍ.

Her öğrenciye üçer kitap verdiler.

İlişkili Kelimeler