üşenmek

الطَّقْسُ حَارٌّ جِدًّا لِذَلِكَ أَتَكَاسَلُ عَنِ الْخُرُوجِ، سَأَبْقَى فِي الْمَنْزِلِ.

Hava çok sıcak olduğu için dışarı çıkmaya üşeniyorum, evde kalacağım.

بِمَا أَنَّنِي مُتْعَبٌ، أَتَثَاقَلُ عَنْ غَسْلِ الْأَطْبَاقِ، سَأَفْعَلُ ذَلِكَ لَاحِقًا.

Yorgun olduğumdan bulaşıkları yıkamaya üşeniyorum, sonra yaparım.

أَتَوَانَى عَنِ الْقِيَامِ بِوَاجِبِي، لَكِنَّنِي أَعْلَمُ أَنَّنِي يَجِبُ أَنْ أَفْعَلَ ذَلِكَ.

Ödevimi yapmaya üşeniyorum, ama yapmam gerektiğini biliyorum.

İlişkili Kelimeler