ümitsizlik

تَسَبَّبَ الْجَفَافُ الطَّوِيلُ فِي يَأْسٍ كَبِيرٍ لَدَى الْمُزَارِعِينَ.

Uzun süren kuraklık, çiftçilerde büyük bir ümitsizlik yarattı.

خَلَقَتْ آلَامُ الْحَرْبِ شُعُورًا عَمِيقًا بِفُقْدَانِ الْأَمَلِ لَدَى النَّاسِ.

Savaşın acıları, insanlarda derin bir ümitsizlik duygusu oluşturdu.

تَسَبَّبَ ارْتِفَاعُ مُعَدَّلَاتِ الْبَطَالَةِ فِي الْإِحْبَاطِ فِي الْمُجْتَمَعِ.

İşsizlik oranlarının artması, toplumda ümitsizliğe neden oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler