ünlenmek

اشْتَهَرَ الْفَنَّانُ الشَّابُّ فِي بِلَادِهِ بِسُرْعَةٍ بِفَضْلِ مَوْهِبَتِهِ.

Genç sanatçı, yeteneği sayesinde kısa sürede ülkesinde ünlendi.

نَجَحَ الْكَاتِبُ فِي أَنْ يَذِيعَ صِيتُهُ فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْعَالَمِ مِنْ خِلَالِ الرِّوَايَاتِ الَّتِي كَتَبَهَا.

Yazar, yazdığı romanlarla tüm dünyada ünlenmeyi başardı.

اشْتَهَرَ الْمَطْعَمُ بِسُرْعَةٍ بِفَضْلِ أَطْبَاقِهِ اللَّذِيذَةِ وَخِدْمَتِهِ عَالِيَةِ الْجَوْدَةِ.

Restoran, lezzetli yemekleri ve kaliteli hizmetiyle hızla ünlendi.

İlişkili Kelimeler