üst üste

وَضَعْتُ الْكُتُبَ فَوْقَ بَعْضِهَا الْبَعْضِ عَلَى الطَّاوِلَةِ لِأَنَّنِي لَمْ يَكُنْ لَدَيَّ مِسَاحَةٌ.

Kitapları masanın üzerine üst üste koydum çünkü yerim kalmamıştı.

تَرَاكَمَتِ الْفَوَاتِيرُ فَوْقَ بَعْضِهَا الْبَعْضِ، وَحَانَ وَقْتُ الدَّفْعِ.

Faturalar üst üste birikmiş, ödeme zamanı gelmişti.

فَازَ فَرِيقُنَا بِثَلَاثِ مُبَارَيَاتٍ عَلَى التَّوَالِي، هَذَا إِنْجَازٌ رَائِعٌ.

Takımımız üst üste üç maç kazandı, bu harika bir başarı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler