üstün

تَتَمَتَّعُ هَذِهِ السَّيَّارَةُ بِمَيِّزَاتٍ مُتَفَوِّقَةٍ مُقَارَنَةً بِالسَّيَّارَاتِ الْأُخْرَى.

Bu araba, diğerlerine göre üstün özelliklere sahip.

جَوْدَةُ هَذَا الْمُنْتَجِ أَعْلَى مِنْ غَيْرِهِ.

Bu ürünün kalitesi diğerlerinden üstün.

قَدَّمَ فَرِيقُنَا أَدَاءً مُمْتَازًا.

Takımımız, üstün bir performans sergiledi.

Ayrıca: فَائِق

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler