üstüne koymak

أَضَافَ إِلَى نَجَاحِهِ السَّابِقِ نَجَاحًا جَدِيدًا.

Önceki başarısının üstüne yeni bir başarı koydu.

وَضَعَتِ الْكِتَابَ فَوْقَ الطَّاوِلَةِ.

Kitabı masanın üstüne koydu.

İlişkili Kelimeler