أَضَافَ إِلَى نَجَاحِهِ السَّابِقِ نَجَاحًا جَدِيدًا.
Önceki başarısının üstüne yeni bir başarı koydu.
أَضَافَ إِلَى نَجَاحِهِ السَّابِقِ نَجَاحًا جَدِيدًا.
Önceki başarısının üstüne yeni bir başarı koydu.
أَضَافَ الْبَائِعُ مَبْلَغًا عَلَى السِّعْرِ.
Satıcı fiyatın üstüne biraz para koydu.
وَضَعَتِ الْكِتَابَ فَوْقَ الطَّاوِلَةِ.
Kitabı masanın üstüne koydu.