üstten

عِنْدَمَا تَنْظُرُ إِلَى الْمَدِينَةِ مِنَ الْأَعْلَى فِي الصُّورَةِ، يُمْكِنُكَ أَنْ تَرَى مَدَى كَثَافَةِ الْمَبَانِي.

Fotoğrafta şehre üstten bakınca, binaların ne kadar yoğun olduğu görülüyor.

لَا تَتَحَدَّثْ مَعِي بِاسْتِخْفَافٍ، أَنَا أَيْضًا لَدَيَّ خِبْرَةٌ مِثْلُكَ.

Bana üstten konuşma, ben de senin kadar tecrübeliyim.

إِذَا شَرَحْتَ الْمَوْضُوعَ بِإِيجَازٍ، يُمْكِنُنَا الْمُضِيُّ قُدُمًا بِشَكْلٍ أَسْرَعَ.

Konuyu üstten anlatırsan, daha hızlı ilerleyebiliriz.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler