وَخَزَ الْفَلَّاحُ الثَّوْرَ بِالْمِنْخَسِ.
Çiftçi öküzü üvendireyle dürttü.
وَخَزَ الْفَلَّاحُ الثَّوْرَ بِالْمِنْخَسِ.
Çiftçi öküzü üvendireyle dürttü.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتِ الْعَصَا الْمُدَبَّبَةُ تُسْتَخْدَمُ لِتَوْجِيهِ الْحَيَوَانَاتِ.
Eski zamanlarda, hayvanları yönlendirmek için üvendire kullanılırdı.