اسْتَخْدَمَ الرِّكَابَ عِنْدَ صُعُودِهِ عَلَى حِصَانِهِ وَاسْتَقَرَّ بِسُهُولَةٍ.
Atına binerken üzengiyi kullandı ve rahatça yerleşti.
اسْتَخْدَمَ الرِّكَابَ عِنْدَ صُعُودِهِ عَلَى حِصَانِهِ وَاسْتَقَرَّ بِسُهُولَةٍ.
Atına binerken üzengiyi kullandı ve rahatça yerleşti.
بَدَتْ حَلْقَةُ الرِّكَابِ فِي السَّرْجِ الَّذِي اشْتَرَاهُ حَدِيثًا قَوِيًّا جِدًّا.
Yeni aldığı eyerin üzengisi çok sağlam görünüyordu.