جَلَسَ الْقِطُّ فَوْقَ الْكُرْسِيِّ.
Kedi sandalyenin üzerine oturdu.
جَلَسَ الْقِطُّ فَوْقَ الْكُرْسِيِّ.
Kedi sandalyenin üzerine oturdu.
اِسْتَوْلَتِ الشَّرِكَةُ عَلَى حُقُوقِ بَرَاءَاتِ الِاخْتِرَاعِ وَمَنَعَتْ مُنَافِسِيهَا.
Şirket, patent haklarının üzerine oturarak rakiplerini engelledi.