تَأَلَّقَ سَطْحُ البَحْرِ بِاللَّوْنِ الذَّهَبِيِّ عِنْدَمَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ.
Güneş batarken deniz yüzeyi altın renginde ışıklandı.
تَأَلَّقَ سَطْحُ البَحْرِ بِاللَّوْنِ الذَّهَبِيِّ عِنْدَمَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ.
Güneş batarken deniz yüzeyi altın renginde ışıklandı.
تَوَهَّجَتِ النُّجُومُ بِشَكْلٍ لَامِعٍ فِي سَمَاءِ اللَّيْلِ.
Yıldızlar gece gökyüzünde parlak bir şekilde ışıklandı.