ışıltı

ازْدَادَتْ لَمْعَةُ سَطْحِ الْبَحْرِ مَعَ غُرُوبِ الشَّمْسِ.

Deniz yüzeyindeki ışıltı, güneşin batışıyla daha da arttı.

كَانَ التَّأَلُّقُ فِي وَجْهِهَا يَدُلُّ عَلَى أَنَّهَا بِصِحَّةٍ جَيِّدَةٍ.

Yüzündeki ışıltı, sağlığının iyi olduğunu gösteriyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler