ıklamak

كَانَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ يَتَأَوَّهُ بِصُعُوبَةٍ وَهُوَ يَحْمِلُ الْحِمْلَ الثَّقِيلَ.

Yaşlı adam, ağır yükü taşırken zorlukla ıklıyordu.

İlişkili Kelimeler