ısırtmak

إِنَّ جَعْلَ الطِّفْلِ يَعَضُّ الْكَلْبَ سُلُوكٌ خَطِيرٌ وَغَيْرُ مَسْؤُولٍ لِلْغَايَةِ.

Çocuğu köpeğe ısırtmak çok tehlikeli ve sorumsuzca bir davranıştır.

اضْطُرَّتِ الشُّرْطَةُ إِلَى جَعْلِ الْكَلْبِ يَعَضُّ الْمُشْتَبَهَ بِهِ لِلْقَبْضِ عَلَيْهِ.

Polis, şüpheliyi yakalamak için köpeği ısırtmak zorunda kaldı.

İlişkili Kelimeler