ıslık

أَطْلَقَ الرَّجُلُ صَفِيرًا عَالِيًا لِجَذْبِ الِانْتِبَاهِ.

Adam, dikkat çekmek için yüksek bir ıslık çaldı.

كَانَ الْأَطْفَالُ يُطْلِقُونَ التَّصْفِيرَ بِاسْتِمْرَارٍ أَثْنَاءَ اللَّعِبِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar parkta oynarken sürekli ıslık çalıyorlardı.

İlişkili Kelimeler