ıslıklı

كَانَ قِطَارٌ قَدِيمٌ يَقْتَرِبُ مِنَ الْمَحَطَّةِ بِصَوْتِ صَفِيرِهِ.

Eski bir tren, ıslıklı sesiyle istasyona yaklaşıyordu.