عِنْدَمَا هَطَلَ الْمَطَرُ فَجْأَةً، بَلَّلَنَا جَمِيعًا تَمَامًا.
Yağmur aniden bastırınca hepimizi sırılsıklam ıslattı.
عِنْدَمَا هَطَلَ الْمَطَرُ فَجْأَةً، بَلَّلَنَا جَمِيعًا تَمَامًا.
Yağmur aniden bastırınca hepimizi sırılsıklam ıslattı.
يَكْفِي رَشُّ بَعْضِ الْمَاءِ لِتَرْطِيبِ الزُّهُورِ.
Çiçekleri sulamak için biraz suyla ıslatmak yeterli.
يَجِبُ نَقْعُ الْفَاصُولْيَا الْمُجَفَّفَةِ فِي الْمَاءِ طُوَالَ اللَّيْلِ قَبْلَ طَهْيِهَا.
Kuru fasulyeleri pişirmeden önce bir gece suda ıslatmak gerekiyor.
بَضَّ، نَدَّى