عِلْم — عُلُوم
عَلِمْتُ بِالْحَادِثِ مِنَ الصُّحُفِ وَشَعَرْتُ بِحُزْنٍ شَدِيدٍ.
Gazetelerden olay hakkında ıttıla sahibi oldum ve çok üzüldüm.
عَلِمْتُ بِالْحَادِثِ مِنَ الصُّحُفِ وَشَعَرْتُ بِحُزْنٍ شَدِيدٍ.
Gazetelerden olay hakkında ıttıla sahibi oldum ve çok üzüldüm.
حَضَرْنَا الِاجْتِمَاعَ لِلْإِطِّلَاعِ عَلَى اللَّوَائِحِ الْجَدِيدَةِ.
Yeni düzenlemeler hakkında ıttıla sahibi olmak için toplantıya katıldık.
لَيْسَ مِنَ الصَّوَابِ التَّعْلِيقُ عَلَى هَذَا الْمَوْضُوعِ دُونَ مَعْرِفَةٍ.
Bu konuda ıttıla sahibi olmadan yorum yapmak doğru olmaz.