şömine

جَلَسْنَا بِجَانِبِ الْمَوْقِدِ نَسْتَمْتِعُ بِدِفْءِ النَّارِ.

Ateşin sıcaklığının tadını çıkararak şöminenin yanında oturduk.

فِي لَيَالِي الشِّتَاءِ البَارِدَةِ، نَجْلِسُ بِجَانِبِ المِدْفَأَةِ وَنَشْرَبُ الشَّايَ السَّاخِنَ.

Soğuk kış gecelerinde şöminenin yanında oturup sıcak çay içeriz.