şıklatmak

طَقْطَقَ النَّادِلُ أَصَابِعَهُ لِجَذْبِ انْتِبَاهِ الزَّبُونِ.

Barmen, müşterinin dikkatini çekmek için parmaklarını şıklattı.

يُحِبُّ الطِّفْلُ فَرْقَعَةَ أَصَابِعِهِ عِنْدَمَا يَشْعُرُ بِالْمَلَلِ.

Çocuk, sıkıldığında parmaklarını şıklatmayı sever.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler