şabanlaşmak

تَبَلَّدَ ذِهْنُهُ مِنَ التَّعَبِ، وَأَصْبَحَ غَيْرَ قَادِرٍ عَلَى التَّفْكِيرِ فِي أَيِّ شَيْءٍ.

Yorgunluktan dolayı zihni şabanlaştı, hiçbir şey düşünemez hale geldi.

أَصْبَحَ أَبْلَهَ مِنَ الْخَوْفِ، وَلَمْ يَعْرِفْ مَاذَا يَقُولُ.

Korkudan şabanlaştı, ne söyleyeceğini bilemedi.