şakrak

كَانَ لَدَيْهِ شَخْصِيَّةٌ مَرِحَةٌ، وَكَانَ يُضْحِكُ الْجَمِيعَ.

Şakrak bir kişiliği vardı, herkesi güldürürdü.

أَبْهَجَ الْغُرْفَةَ بِصَوْتِهِ الْمُبْهِجِ.

Şakrak sesiyle odayı neşelendirdi.

İlişkili Kelimeler