هَبَّتْ رِيحُ السَّمُومِ فِي الصَّحْرَاءِ فَاشْتَدَّ الْحَرُّ، فَأَغْلَقْنَا نَوَافِذَ السَّيَّارَةِ.
Çölde sam yeli esti ve sıcak çok arttı, biz de arabanın camlarını kapattık.
هَبَّتْ رِيحُ السَّمُومِ فِي الصَّحْرَاءِ فَاشْتَدَّ الْحَرُّ، فَأَغْلَقْنَا نَوَافِذَ السَّيَّارَةِ.
Çölde sam yeli esti ve sıcak çok arttı, biz de arabanın camlarını kapattık.
السَّمُومُ هِيَ رِيَاحٌ حَارَّةٌ وَجَافَّةٌ.
Sam, sıcak ve kuru bir rüzgardır.