عِنْدَمَا أَحْدَثَ الطِّفْلُ شَقَاوَةً، صَفَعَتْهُ أُمُّهُ بِخِفَّةٍ.
Çocuk, yaramazlık yapınca annesi onu hafifçe şapladı.
عِنْدَمَا أَحْدَثَ الطِّفْلُ شَقَاوَةً، صَفَعَتْهُ أُمُّهُ بِخِفَّةٍ.
Çocuk, yaramazlık yapınca annesi onu hafifçe şapladı.
أَصْدَرَ الْبَابُ صَوْتاً فَجْأَةً.
Kapı aniden şapladı.