نَبِيذ — أَنْبِذَةفِي الْمَطْعَمِ، طَلَبَ أَبِي كَأْسًا مِنَ النَّبِيذِ الْأَحْمَرِ مَعَ الْعَشَاءِ.Restoranda babam akşam yemeğinin yanında bir kadeh kırmızı şarap istedi.