أَنَا أَثِقُ بِهِ ثِقَةً غَيْرَ مَشْرُوطَةٍ، مَهْمَا فَعَلَ.
Ona şartsız güveniyorum, ne yaparsa yapsın.
أَنَا أَثِقُ بِهِ ثِقَةً غَيْرَ مَشْرُوطَةٍ، مَهْمَا فَعَلَ.
Ona şartsız güveniyorum, ne yaparsa yapsın.
سَيَتِمُّ تَقْدِيمُ هَذِهِ الْمُسَاعَدَةِ لِلْجَمِيعِ دُونَ قُيُودٍ.
Bu yardım, şartsız olarak herkese verilecek.
بِدُون شَرْط، بِلَا قَيْدٍ أَوْ شَرْطٍ