كَانَ مَعْرُوفًا بِأَنَّهُ رَجُلٌ شَهْوَانِيٌّ.
O, şehvetperest bir adam olarak tanınırdı.
كَانَ مَعْرُوفًا بِأَنَّهُ رَجُلٌ شَهْوَانِيٌّ.
O, şehvetperest bir adam olarak tanınırdı.
عَادَةً مَا يُفَكِّرُ الْأَشْخَاصُ الْمُحِبُّونَ لِلشَّهَوَاتِ فِي مُتْعَتِهِمْ فَقَطْ.
Şehvetperest insanlar genellikle sadece kendi zevklerini düşünürler.
نَمَطُ الْحَيَاةِ الْمُنْغَمِسُ فِي الشَّهَوَاتِ يُمْكِنُ أَنْ يُؤَدِّيَ إِلَى التَّعَاسَةِ عَلَى الْمَدَى الطَّوِيلِ.
Şehvetperest bir yaşam tarzı uzun vadede mutsuzluğa yol açabilir.