şenelmek

اسْتَوْطَنَ الْمُهَاجِرُونَ هَذِهِ الْمِنْطَقَةَ وَجَعَلُوهَا مُزْدَهِرَةً.

Göçmenler bu bölgeye yerleşerek burayı şenelttiler.

ازْدَهَرَتِ الْمَدِينَةُ بِسُرْعَةٍ بِفَضْلِ الْإِصْلَاحَاتِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.

Ekonomik reformlar sayesinde şehir hızla şeneldi.

ابْتَهَجَ الْأَطْفَالُ كَثِيرًا أَثْنَاءَ اللَّعِبِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar parkta oynarken çok şeneldi.

İlişkili Kelimeler