şenlendirmek

أَضْفَى الْأَطْفَالُ الْبَهْجَةَ عَلَى الْحَدِيقَةِ بِالزُّهُورِ الْمُلَوَّنَةِ.

Çocuklar, bahçeyi rengarenk çiçeklerle şenlendirdiler.

أَحْيَتِ الْبَلَدِيَّةُ الْمَدِينَةَ بِتَرْمِيمِ الْمَبَانِي الْقَدِيمَةِ.

Belediye, eski binaları restore ederek şehri şenlendirdi.

جَمَّلَ الْفَنَّانُونَ الْمَدِينَةَ بِإِضَافَةِ الْأَلْوَانِ مِنْ خِلَالِ تَزْيِينِ الْجُدْرَانِ بِالرُّسُومَاتِ.

Sanatçılar, duvarları resimlerle şenlendirerek şehre renk kattılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler