تَشَرَّفْتُ بِدَعْوَتِي إِلَى مِثْلِ هَذَا الْحَدَثِ الْهَامِّ.
Böyle önemli bir etkinliğe davet edilmekten şereflendirildim.
تَشَرَّفْتُ بِدَعْوَتِي إِلَى مِثْلِ هَذَا الْحَدَثِ الْهَامِّ.
Böyle önemli bir etkinliğe davet edilmekten şereflendirildim.
نِلْتُ شَرَفَ الْقِيَامِ بِهَذِهِ الْمَهَمَّةِ.
Bu görevi yapmakla şereflendirildim.