شَيْخ — شُيُوخ
كَانَ شَيْخُ الْقَرْيَةِ يُحَاوِلُ دَائِمًا مُسَاعَدَةَ شَعْبِهِ.
Köyün şeyhi, her zaman halkına yardım etmeye çalışırdı.
كَانَ شَيْخُ الْقَرْيَةِ يُحَاوِلُ دَائِمًا مُسَاعَدَةَ شَعْبِهِ.
Köyün şeyhi, her zaman halkına yardım etmeye çalışırdı.
كَانَ زَعِيمُ الْقَبِيلَةِ يَسْأَلُ النَّاسَ عَنْ مَشَاكِلِهِمْ، وَيَجْلِسُ مَعَهُمْ كُلَّ مَسَاءٍ لِيَحُلَّهَا.
Aşiretin şeyhi insanlara sorunlarını sorar, onları çözmek için her akşam onlarla birlikte otururdu.