şişinmek

إِنَّهُ يَتَفَاخَرُ بِاسْتِمْرَارٍ بِسَيَّارَتِهِ الْجَدِيدَةِ الَّتِي اشْتَرَاهَا.

Yeni aldığı arabasıyla sürekli şişiniyor.

إِنَّهُ يَتَكَبَّرُ عَلَى النَّاسِ كَثِيرًا وَيَحْتَقِرُهُمْ.

İnsanlara karşı çok şişiniyor ve onları küçümsüyor.

تَنْتَفِخُ بَعْضُ الْحَشَرَاتِ فِي لَحْظَةِ الْخَطَرِ لِتَبْدُوَ أَكْبَرَ حَجْمًا.

Bazı böcekler tehlike anında kendilerini şişinerek daha büyük görünürler.