أَخَذَ نَفَسًا عَمِيقًا لِنَفْخِ الْبَالُونِ.
Balonu şişirmek için derin bir nefes aldı.
أَخَذَ نَفَسًا عَمِيقًا لِنَفْخِ الْبَالُونِ.
Balonu şişirmek için derin bir nefes aldı.
ضَخَّمَتْ وَسَائِلُ الْإِعْلَامِ الْحَادِثَ أَكْثَرَ مِنَ اللَّازِمِ.
Medya, olayı gereğinden fazla şişirdi.
يَجِبُ أَنْ تَحْكِيَ الْحَقَائِقَ بَدَلًا مِنَ الْمُبَالَغَةِ فِي الْأَحْدَاثِ.
Olayları şişirmek yerine gerçekleri anlatmalısın.
Ayrıca: زَادَ