بَعْدَ تَجَوُّلِ الصَّيَّادِ فِي الْغَابَةِ لِسَاعَاتٍ، وَجَدَ أَخِيرًا صَيْدًا.
Avcı, ormanda saatlerce dolaştıktan sonra nihayet bir şikâr buldu.
بَعْدَ تَجَوُّلِ الصَّيَّادِ فِي الْغَابَةِ لِسَاعَاتٍ، وَجَدَ أَخِيرًا صَيْدًا.
Avcı, ormanda saatlerce dolaştıktan sonra nihayet bir şikâr buldu.
اصْطَادَ الْأَسَدُ فَرِيسَةً كَبِيرَةً لِإِشْبَاعِ جُوعِهِ.
Aslan, açlığını gidermek için büyük bir şikâr yakaladı.