وَالِدِي نَهِمٌ جِدًّا، يَبْحَثُ دَائِمًا عَنْ أَلَذِّ الْأَطْعِمَةِ.
Babam çok şikemperverdir, her zaman en lezzetli yemekleri arar.
وَالِدِي نَهِمٌ جِدًّا، يَبْحَثُ دَائِمًا عَنْ أَلَذِّ الْأَطْعِمَةِ.
Babam çok şikemperverdir, her zaman en lezzetli yemekleri arar.
إِنَّهُ مُحِبٌّ لِلْأَكْلِ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ يَأْكُلُ أَكْثَرَ مِنْ وَجْبَةٍ وَاحِدَةٍ فِي كُلِّ وَجْبَةٍ.
O kadar şikemperver ki, her öğünde birden fazla yemek yiyor.
عَادَةً مَا يُعَانِي الْأَشْخَاصُ الْبَطْنِيُّونَ مِنْ مَشَاكِلَ فِي الْوَزْنِ.
Şikemperver insanlar genellikle kilo sorunları yaşarlar.