كَانَتِ امْرَأَةً مُتَغَنِّجَةً لِلْغَايَةِ وَنَجَحَتْ فِي إِثَارَةِ إِعْجَابِ الْجَمِيعِ.
O, çok şivekâr bir kadındı ve herkesi etkilemeyi başarıyordu.
كَانَتِ امْرَأَةً مُتَغَنِّجَةً لِلْغَايَةِ وَنَجَحَتْ فِي إِثَارَةِ إِعْجَابِ الْجَمِيعِ.
O, çok şivekâr bir kadındı ve herkesi etkilemeyi başarıyordu.
نَجَحَتْ فِي جَذْبِ انْتِبَاهِ الْجَمِيعِ بِالتَّحَدُّثِ بِطَرِيقَةٍ مُغَازِلَةٍ.
Şivekâr bir şekilde konuşarak herkesin dikkatini çekmeyi başardı.