كَانَ خَبَرُ الْحَادِثِ صَدْمَةً كَبِيرَةً لِعَائِلَتِهِ وَأَحْزَنَ الْجَمِيعَ بِشِدَّةٍ.
Kaza haberi, ailesi için büyük bir şok oldu ve herkesi derinden üzdü.
كَانَ خَبَرُ الْحَادِثِ صَدْمَةً كَبِيرَةً لِعَائِلَتِهِ وَأَحْزَنَ الْجَمِيعَ بِشِدَّةٍ.
Kaza haberi, ailesi için büyük bir şok oldu ve herkesi derinden üzdü.
تَسَبَّبَ خَبَرُ الزِّيَادَةِ الْمُفَاجِئُ فِي حَالَةٍ مِنَ الذُّهُولِ بَيْنَ الْمُوَظَّفِينَ.
Beklenmedik bir anda gelen zam haberi, çalışanlar arasında şok etkisi yarattı.
أُصِيبَ الْمَرِيضُ بِصَدْمَةٍ بَعْدَ الْحَادِثِ.
Hasta kazadan sonra şok geçirdi.
ضَرْبَة قَوِيَّة، صَعْقَة، خَضَّة، فَجْعَة