صَدَمَتِ اسْتِقَالَةُ الرَّئِيسِ الْمُفَاجِئَةُ جَمِيعَ الْمُوَظَّفِينَ وَتَسَبَّبَتْ فِي حَالَةٍ مِنْ عَدَمِ الْيَقِينِ.
Patronun ani istifası, tüm çalışanları şoke etti ve büyük bir belirsizlik yarattı.
صَدَمَتِ اسْتِقَالَةُ الرَّئِيسِ الْمُفَاجِئَةُ جَمِيعَ الْمُوَظَّفِينَ وَتَسَبَّبَتْ فِي حَالَةٍ مِنْ عَدَمِ الْيَقِينِ.
Patronun ani istifası, tüm çalışanları şoke etti ve büyük bir belirsizlik yarattı.
أَذْهَلَ فَوْزُهُ بِالْمَرْكَزِ الْأَوَّلِ فِي الْمُسَابَقَةِ نَفْسَهُ وَعَائِلَتَهُ.
Yarışmada birinci olması, hem kendisini hem de ailesini şoke etti.
فَاجَأَتْ زِيَارَةُ صَدِيقِهِ غَيْرُ الْمُتَوَقَّعَةِ، وَأَسْعَدَتْهُ كَثِيرًا.
Arkadaşının beklenmedik ziyareti, onu çok şoke etti ve mutlu etti.