تِلْكَ أَزْهَارٌ جَمِيلَةٌ جِدًّا.
Şunlar çok güzel çiçekler.
هَؤُلَاءِ كُتُبِي، لَا تَلْمَسْهُمْ.
Şunlar benim kitaplarım, onlara dokunma.
مَا فَائِدَةُ تِلْكَ الْأَشْيَاءِ؟
Şunlar ne işe yarıyor?
أُولَئِكَ، أُولَاءِ