عِنْدَمَا كُنْتُ طِفْلًا، كَانَتْ أُمِّي تُعِدُّ شَرَابًا مَنْزِلِيًّا لِلسُّعَالِ كُلَّ شِتَاءٍ.
Çocukken annem her kış öksürük için ev yapımı şurup hazırlardı.
عِنْدَمَا كُنْتُ طِفْلًا، كَانَتْ أُمِّي تُعِدُّ شَرَابًا مَنْزِلِيًّا لِلسُّعَالِ كُلَّ شِتَاءٍ.
Çocukken annem her kış öksürük için ev yapımı şurup hazırlardı.