طرد — يطرد · الطرد
قام المدير أخيرا بطرد العامل الذي كان يرتكب أخطاء باستمرار.
Patron, sürekli hata yapan işçiyi sonunda şutladı.
قام المدير أخيرا بطرد العامل الذي كان يرتكب أخطاء باستمرار.
Patron, sürekli hata yapan işçiyi sonunda şutladı.
اضطرت الشركة إلى رفد العديد من الموظفين بسبب الأزمة الاقتصادية.
Şirket, ekonomik kriz nedeniyle birçok çalışanını şutlamak zorunda kaldı.
أبعد الحكم اللاعب الذي خالف القواعد من الملعب.
Hakem, kural ihlali yapan oyuncuyu sahadan şutladı.