şuur

فَقَدَ الرَّجُلُ وَعْيَهُ بَعْدَ حَادِثِ الْمُرُورِ الَّذِي تَعَرَّضَ لَهُ.

Trafik kazası geçiren adam, olaydan sonra şuurunu kaybetti.

كُلَّمَا كَبُرَ الْأَطْفَالُ، زَادَ إِدْرَاكُهُمْ لِلْعَالَمِ مِنْ حَوْلِهِمْ وَطَوَّرُوا وَعْيَهُمْ.

Çocuklar büyüdükçe çevrelerindeki dünyanın daha çok farkına varır ve şuur geliştirirler.

الْفَنُّ هُوَ أَدَاةٌ قَوِيَّةٌ لِرَفْعِ مُسْتَوَى حِسِّ النَّاسِ.

Sanat, insanların şuur düzeyini yükseltmek için güçlü bir araçtır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler